Nissan-micra

Şehirden Şehre Gezen Mühendislerin Aracı: Nissan

Yakın Markaj
Garenta Pro 4 Dakikalık Okuma

Mühendislerin ortaya koyduğu ihtişamlı harikalar, aslında uzun sürelere ihtiyaç duyan emek, sabır ve zekanın ürünü. Uykusuz kalınan gecelere değecek harikalar yaratmadan önce, bu yaratım sürecinde ilham arayışı içerisinde yapılacak uzun ya da kısa seyahatler kurtarıcı olabilir. Seyahatiniz boyunca, kışkırtıcı fikirlerin dışında, sizi hiçbir şeyin rahatsız edemeyeceği ortamı sağlaması için iyi bir yol partnerine ihtiyaç duymanızsa olası. Mühendislerin otomobil seçimleri ise, tahmin edildiği üzere, yine en başarılı mühendislerin elinden çıkma bir eşlikçiden yana olacaktır. Bu yalnızca bizlerin ön görüsü değil elbette. Merak ve tutkuyla yola çıkan mühendislerin, tüm dünyaya yayılacak hikayeleri aslında bizim için oldukça tanıdık.

 

nissanKaynak

 

Geçmişe, 1910 yılına, döndüğümüzde bu hikayeye biraz daha yakından bakmak istiyoruz. 3 yatırımcının girişimiyle Japonya’nın ilk otomobil üretimini gerçekleştiren Kaishinsha Motorcar Works kuruldu. Bu “müthiş” 3’lü, 4 yıl sonra ilk otomobilini üretmeye başladı. Otomobile, yatırımcılarının soy isminden ilhamla DAT adı verildi.

 

İncelikle Düşünüldü, Teknolojiyle Tasarlandı

 

nissan-datsonKaynak

 

İlk göz bebekleri DAT’ın ardından, en az onun kadar güçlü bir otomobil yaratmak için oldukça sabırlı davranan yatırımcı ve mühendisler, 1931 yılında DAT’ın kardeşi olacak Datson’u üretti. Bunca süre üstünde çalıştıkları bu yeni model için her şeyin kusursuz olmasını isteyen üreticiler, işlerini şansa bırakmak istemediler ve Japoncada aynı zamanda kayıp anlamına gelen SON  takısı SUN ile değiştirildi. 2 yılın ardından Jidosha-Seizo Co. adını alan şirket Yokohama’ya taşındı. Ve nihayet 1934 yılında Nihon Sangyo Co. Ltd. şirketiyle birleşti ve bugün tüm dünyada tanınan Nissan ismine kavuşmuş oldu.

 

Markaya ait her ince detay, mühendislere yakışır bir biçimde incelikle tasarlandı. Tıpkı markanın güneşi ve samimiyeti simgeleyen ögelerden oluşan amblemi gibi. Yeniye neredeyse bağımlı Nissan; kurulduğu ilk günden bu güne, her bir modelinde, tasarım, performans ve gücünü bir adım ileriye taşımaya odaklandı. Yıllar içerisinde “şehir otomobili” konseptine ağırlık veren marka, farklı ihtiyaçlara sahip her sürücü için çözümler üretmek için filosunu genişletmeyi sürdürdü. Diğer yandan ise dönem dönem farklı şirketlerle ortaklıklarda bulunarak, tasarımlarına yeni bir soluk getirmeye devam etti.

 

Geleceği Birlikte Işık Tutmak

 

İlk ortaklık 1966 yılında Prince Motor Company ile gerçekleştirildi. Bu markaya ait 2 model, Nissan güvencesi altına alındı. 90’lı yıllara gelindiğinde ise, her zaman olduğu gibi bir adım ötesini düşleyen Nissan, bu kez diğer otomotiv devleriyle güçlerini birleştirme kararı aldı. Bu devlerden ilki ise Ford oldu.  Amerika’da 2 milyondan fazla araç satan Nissan, bu başarısının ardından ABD’li üretici Ford ile ortak olarak ilk MPV aracı Nissan Quest’i üretti. 90’ların sonunda finansal iklim Nissan için pek iyi gitmedi, o da bu ani ve sert rüzgarlara karşı önlemini Renault ortaklığı ile aldı. Bu ortaklıkla, Nissan ve Renault’nun ayrı markalar olarak kalması, fakat güçlerini arttırmak için Renault-Nissan adı ile fabrikalar kurarak, otomobillerinin teknik ve tasarım anlamında gelişimlerine katkıda bulunulması amaçlanıyordu. Bu büyük adımın ardından Nissan, 3 aşamalı bir kalkınma planı hazırladı. Bu plan; dünya çapında %40 satış hacmini büyütme amaçlı 1 milyon ek satış (2,6 milyondan 3,5 milyona), %8 operasyonel karlılık ve sıfır otomotiv borcu hedefini taşıyordu. Nissan’ın incelikle tasarlanmış bu dolambaçlı yol hikayesi, onu zamana ve zorluklara karşı daha dayanıklı kıldı. Tıpkı her zorluğa karşı koyabilen zamansız tasarımları gibi…

 

Bu zamansız tasarımlardan biri ise Red Dot Design ödüllü Nissan Micra. 1982’den günümüze yenilikleriyle gelişmeyi sürdüren Micra, uzun yol maceralarınızda riskleri en aza indirecek, sportif ve oldukça kullanışlı bir model. Onu yakından tanımadan, uzun yola çıkmayın…

 

YORUM YAP