Uber-Ofisi

Markalaşan Girişimler: Uber

KOBİ Lobi
Garenta Pro 8 Dakikalık Okuma

İnternetin ortaya çıkışı ve bilgisayar, akıllı telefon gibi cihazların gelişmesiyle beraber birçok hizmeti web üzerinden ya da uygulamalar aracılığıyla satın alabiliyoruz. Güvenlik, hızlı geri dönüş ve puanlama gibi birçok ekstra kriter sayesinde alınan hizmeti değerlendirmenizi ve seçim yapmanızın kolaylaşmasını sağlıyor. Son günlerde taksiciler ile “arası açılan” Uber bu hizmetlerden en bilineni oldu. Artık gündelik hayatımızın büyük bir parçası olan paylaşım ekonomisinin seyahat ayağı olarak kabul edilen Uber, kimileri için vazgeçilmez kimileri içinse asla güvenli kabul edilemeyecek bir ulaşım biçimi haline geldi. Daha önce hiç düşünülmemiş ya da sistemli bir şekilde hayata geçirilememiş bu girişimin hikayesiyle tanışmaya hazır mısınız?

 

Paylaşım Ekonomisi ve Hizmetler

 

İnternetin gelişmesi ve yaşamlarımızın global ölçeğe taşınmasıyla birlikte paylaşım ekonomisi, genişlemeye ve çok daha geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlandı. Tüketiciler sürekli yeni ürünler satın almak yerine mevcut ürünlerini satmaya ya da takas etmeye başladı ve nihayetinde yalnızca ürünler değil; hizmetler de paylaşılmaya başlandı. Günümüzde ise özellikle Kuzey Amerika’da yoğunlaşan bu paylaşım kültürüne yönelik hizmet veren marka ve uygulamalara “ortaklaşa tüketime yönelik platformlar” adı veriliyor. Bu tarz platformlardan başarı gösterenlerin büyük bir kısmı iyi birer “ölçeklenebilir girişimcilik örneği” olarak gösteriliyor. Minimum artan maliyetle gelirlerini katlama kabiliyeti anlamına gelen bu girişimcilik türü, daha fazla kullanıcıya ulaşırken performans ve gelir kaybı yaşatmıyor. Uber’i de eşsiz bir ölçeklenebilir girişimcilik örneği yapan özelliği tam olarak bu diyebiliriz.

 

 

 

Uber Nedir? Nasıl Çalışır?

 

Kullanıcı GPS’i üzerinden hizmet veren Uber, bulunduğunuz yere yakın olan taksileri belirliyor ve kullanıcıların doğru saatte, olabildiğince çabuk taksi bulmasını sağlıyor. Diğer taksi hizmetlerinin aksine, farklı taksiler için çeşitli ücret tarifeleri sunan marka, kullanıcıların kendilerini en uygun aracı ve ücreti seçmelerine de olanak tanıyor. Böylece ücret hesaplamanıza imkan sunarak kötü sürprizler yaşamanızın önüne geçiyor. Yurt dışında Uber X, Uber XL, UberPOOL gibi farklı versiyonlarla hizmet veren marka, Türkiye’de lüks araçların yer aldığı UberXL ve taksilerin sisteme dahil edildiği Taksi Kredi ve Taksi Nakit versiyonlarıyla hizmet veriyor. Bunun yanı sıra özel Uber promosyon kodlarıyla da, daha önce bu sistemi kullanmamış kullanıcılar teşvik ediliyor. Uber sistemi her ne kadar günlük kullanımlar için uygun olsa da, düzenli olarak seyahat edenler ve uzun yol katedenler için pek uygun bir seçenek olmayabiliyor.

 

Taksiler ve Aksi Giden İşler

 

Uber’in hikayesi ise çok manidar bir şekilde, Travis Kalanick ve Garrett Camp’in  2008’in soğuk bir kış gününde taksi bulmakta zorlanmasıyla başladı. İkili tek tıkla her şeyi yapabildikleri böylesine “pratik” bir dünyada, onları evlerine götürecek bir taşıt bulmanın da aynı derecede kolay olması gerektiğine karar verdi ve Uber fikrini ortaya koydu. Böylece, özellikle metropol bölgelerde yaygınlaşan ve lüks sedan araçların hizmet verdiği bir ulaşım ağı fikri hayata geçti. UberCab ismiyle yolculuğuna başlayan marka, farkında olmadan hem yayalar hem de sürücüler için yeni bir toplu taşıma biçimi yaratmış oldu. İlk olarak ABD’nin San Francisco eyaletinde faaliyete başlayan Uber, taksiye oranla daha pahalı olmasına rağmen, kullanım kolaylığı ve hizmet başarısıyla kısa sürede büyük bir popülarite yakaladı.

 

Tarihler 2010 yılını gösterdiğinde Uber’in marka değeri 1.25 milyon dolara ulaştı, 2011 yılında da hizmet sınırları genişledi ve New York eyaletinde de hizmet verilmeye başlandı. Bu bölge, bugün bile Uber’in en geniş marketlerinden biri olmaya devam ediyor. Hafızanızda yer etmesi için küçük bir örnek vermek gerekirse; 2015-2016 yılları arasında bu bölgede, günde toplamda 170.000 seyahat gerçekleşti. New York’un ardından dünya çapında bilinirliğe ulaşan Uber, ününü Paris’e taşıdı ancak hala birçok kullanıcı için lüks kalıyordu. Bu nedenle, daha düşük bütçelerle yararlanılabilecek Über X hizmeti piyasaya sunuldu ve büyük bir yankı uyandırdı. Sonraları markanın ciddi rakiplerinden biri olan Lyft 2012 yılında kurulsa da, Uber’in başarısına -en azından o günler içerisinde- pek gölge düşüremedi. 2014 yılına dek Afrika ve Hindistan’a uzanan başarı, aynı yılda bisiklet ile kurye hizmeti veren UberRUSH’ı hayata geçirdi. Yine aynı yıl içerisinde Çin pazarına giriş yaptı ve aynı rota üzerinde gidecek kişilerin araç paylaşmasına imkan veren diğer yeni bir hizmeti UberPOOL’u tanıttı. 2017 yılına geldiğimizde başarılarını sürdüren bu girişim, farklı ülkelerde farklı zorluklarla uğraşmaya da devam ediyor. Türkiye özelinde taksilerle ters düşen Uber, bu durumu da iyi bir pazarlama hamlesine dönüştürerek ülkemizde popülerliğini arttırmaya devam ediyor.

 

 

Uber’in Başarısının Ardındaki Önemli Notlar

 

Varlık sahipleri ile ihtiyaç sahiplerini doğru algoritmalar aracılığıyla en akıllı şekilde buluşturan ve eş zamanlı olarak tüketicinin ihtiyacını en doğru şekilde karşılayan Uber, daha ilk dakikadan itibaren hedef kitlesini ikiye katlamış oldu ve büyük yarışta bir adım öne çıktı. Uber gibi paylaşım modeline dayanan uygulamalarda, kullanım sonrasında tarafların birbirlerini değerlendirerek aldıkları hizmetten memnun kalıp kalmadıklarını bildirmelerini sağlayan puanlama sistemi, müşteri beklentilerini daha iyi anlamanıza olanak tanıyor. Bu da, mevcut iş modelini geliştirme ve yeni modeller ortaya koyma noktasında markaya büyük bir artı sağlıyor. Bunu, Uber’in her yıl yeni modellerle karşımıza gelmesinden ve her modelinin hayatta kalabilmesinden anlıyoruz.  Varış noktasını asla kabul etmeyen Uber, girişimciliği bir serüven olarak ele alıyor. Bu nedenle, kendini her daim yeniliyor ve güçlendiriyor. Yalnızca zayıflıklarının üzerine gitmek yerine, kullanıcılarına kulak vermeyi tercih ediyor. Kullanıcılarından aldığı geri dönüşleri, altyapısıyla birlikte değerlendirdikten sonra proje olarak hayata geçiriyor. Krizi fırsata çevirmekte neredeyse bir uzman haline gelen marka, bu krizleri yeni iş kolları yaratma ya da pazarlama stratejisini kuvvetlendirme noktasında değerlendiriyor. Türkiye’deki taksi sürücüleri ve Uber sürücüleri arasındaki büyük rekabet, bu durumun en güzel örneği olarak kabul edilebilir.

 

YORUM YAP