jean-hikayesi

Markalaşan Girişimler: Jean

Genel
Garenta Pro 5 Dakikalık Okuma

Marka ismi ile ürün ismini tek bir çatı altında bir araya getiren jenerik markalar aynı zamanda hayatlarımızda kalıcı yer eden başarılı girişimler olarak kabul ediliyor. Öyle ki, bu girişimlerin nasıl isimlendirileceği ya da ona gerçekten ihtiyaç olup olmadığı biz tüketiciler tarafından değil, bu unutulmaz girişimlerin mimarları tarafından belirlendi. 17.yy’da bir kot pantolona ihtiyaç duyacağınız aklınıza gelir miydi ya da onu tam tamına 300 küsür yıl sonra hala severek giyeceğiniz? Peki bu hikaye nasıl başladı, kot pantolon dahice bir girişim mi yoksa bir buluş mu?

 

Sert Adamlar İçin Sert Kumaşlar

 

jean

Kaynak

 

Bugün bildiğimiz anlamıyla ilk kot pantolonun patenti 20 Mayıs 1873’te alındı. Ancak hikaye bu tarihten önce Bavyera’dan Amerika’ya göç eden Levi Strauss’un, dönemin işçileri için özel olarak kot pantolon üretmesiyle çoktan başlamıştı bile. Peki Strauss’u böyle bir girişimde bulunmaya iten şey neydi? Çünkü aynı dönemde bir altın patlaması yaşanıyordu…  “Altına hücum” sloganıyla gidebilen herkes altın avına çıkarken, Strauss başarılı birçok girişimci gibi ihtiyaç-problem eksenini takip etmeye karar verdi. Tanıştığı bir maden işçisinin ona, altın ararken normal pantolonların madenlerde çabuk yırtılıp eskidiğini söylemesi üzerine, çadır ve branda yapmaya yarayan kalın kumaşları kullanarak pantolon üretmeye karar verdi. Strauss, ürettiği bu pantolonların 12 adedini 13,5 $ fiyat ile satışa çıkardı. 1953 yılında  Levi Strauss and Company isimli ilk şirketini kuran girişimci, sadece pantolon odaklı üretim yapmaya devam etti. 1873’e gelindiğinde ise Levi Strauss, kendi patenti olan Riveted 501 pantolonunu üretti. İlk başlarda çok sıradan bir ürün olarak görülse de, bu kot pantolonlar kısa zamanda kovboylar, oduncular, demir yolu işçileri, petrol işçileri ve çiftçilerin vazgeçilmezi haline gelmişti bile. Ancak kovboylar için hala ufak bir problem vardı: Sürekli ata bindikleri için, daha sıkı dikilmesi gerekiyordu. Strauss buna da çare buldu ve pantolonlarının arka kısmına cep dikmeye karar verdi. Üstelik böylece kot pantolon gündelik hayatta da tercih edilebilecekti. 1902 yılına gelindiğinde kot piyasası oldukça gelişmişti ancak Levi Strauss artık hayatta olmayacaktı.

 

blue-jean-tarihi

Kaynak

 

“Muhteşem” Kot

 

50’li yıllara gelindiğinde ise işçi sınıfının asi bayrağı kot pantolonları, Amerika’nın asi gençleri alacaktı. Kısa sürede büyük yankı uyandıran kot pantolonlar, hem kadınlar hem de erkekler için vazgeçilmez hale geldi. Diğer yandan asiliğin simgesi haline gelen kot pantolon, tiyatro, restoran gibi kimi “elit” yerlerde pek hoş karşılanmıyordu. Ancak jean aşığı James Dean, Marlon Brando, Marilyn Monroe, Elvis Presley ve daha birçok oyuncunun yarattığı gücün karşısında hangisi durabilirdi ki? İşçilerle başlayan akımı sırasıyla hippiler, asiler ve son olarak da zenginler izledi. 60’lı yıllara gelindiğinde Levis, kadın giysileri üreterek ulusal pazara açıldı, 1981 yılında ise sadece ABD pazarında 502 milyon çift Levi’s kot pantolon satılmıştı.

 

Türkiye’nin kot pantolon ile  tanışması ise Fransa’da dönemin en prestijli terzilik okulu olan La Deveze Derrox’ta eğitim alan Yugoslavya göçmeni Muhteşem Kot sayesinde olur. Tahmin ettiğiniz üzere jean’leri kot olarak tanımamız da yine kendisi sayesinde gerçekleşir ve “kot” marka olarak 1958 yılında tescil edilir. Böylece tüccar terzi ‘Muhteşem Kot’ Türkiye’de bir marka haline gelir. “Blucin” (blue jean) kelimesi 1973 yılında onca yasak kelimeye rağmen bir sözcük olarak Türk Dil Kurumu sözlüğüne girse de biz onu her daim kot olarak tanımaya devam ederiz. İlk olarak Fransa’da karşılaştığı bu büyüleyici kumaşın sağlamlığına ve dikim tarzına hayran kalan Muhteşem Kot, Türkiye’ye döner dönmez bu kumaşı üretmeye başlar. 1960’lara geldiğinde, atölyesinde günde 200 adet kot üretmeye başlamıştır.

 

Biri problemlerden biri ise ürün gücünden etkilenerek çıktığı bu yolda; ilgi merak ve cesaretle ilerleyen her iki girişimci de, kot pantolonu hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline getirdi. Birçok marka, bugün bu önemli mirası devralarak, hem lokal hem de global olarak gelişmeye ve ileriyi hedeflemeye devam ediyor. Tabii ki bu ürünün girişimcilerinden ilhamla…

 

YORUM YAP