takim-lideri

Girişimci Olunur mu Doğulur mu?

KOBİ Lobi
Garenta Pro 4 Dakikalık Okuma

Girişimciler, kimileri için milyonda bir dünyaya gelen oldukça ender kişiler… Kimileri ise onların zekadan çok daha fazlasına sahip olduğuna inanıyor ve ardından o bilindik soru geliyor. Girişimci olunur mu yoksa doğulur mu? Elbette ki bu soru için – en azından şimdilik- tek bir cevap yok. Hem uzmanlar hem de profesyoneller, az sonra sizlerle detaylı olarak paylaşacağımız, her iki ihtimale yönelik farklı görüşlere sahip olsa da, yolumuz eninde sonunda her iki cevabın da geçerli olduğu gerçeğine çıkacak gibi görünüyor.

 

Girişimci doğulur çünkü;

 

calisan-cocuk

 

Tıpkı hastalıklar gibi kimi başarıların ardında da çoğunlukla genetik izler aranıyor. Einstein gibi tüm dünyayı hayrete düşüren bir bilim adamının, yeryüzündeki diğer sağlıklı beyinlerle tıpatıp aynı fizyolojiye sahip olması büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da, henüz bilim adamları bu sevdadan vazgeçmiş değil. Girişimcilik Geni olarak adlandırılan ve şimdilik yalnızca bir metafor olarak hayatımızda yer eden bu gen, insanların gösterişlilik ya da cesaret gibi kimi özelliklerinin genetik olması gibi, girişimciliği mümkün kılan tüm özelliklerin bir araya geldiği bir ideal gen modeli öngörüyor.

 

Girişimcilik geni %100 olarak henüz kanıtlanamasa da, son araştırmalar bazı durumlarda özellikle çevre faktörlerinin genetik yatkınlıkları ortaya çıkardığını ve kimi durumlarda normalde etkin olmayan bazı genleri harekete geçirdiğini söylüyor. Zorlu durumlarda ya da problemlerin çoğaldığı koşullarda, bireyler bu problemlere çözüm getirebilmek için daha fazla düşünüyor ve bu da onların düşünce sistemlerini, diğer bireylerden daha farklı bir yola sokuyor. Özetle bu kişiler daha kritik şekilde düşünüyor ve daha uç fikirlere sahip olduğu için “iş bitirici” bir karaktere bürünüyorlar. Bu metafor aynı zamanda, bilimsel bağlamından çıkarılarak girişimciliğe hevesli topluluklar ya da ülke vatandaşlarını kapsayacak şekilde de kullanılıyor.

 

Girişimci olunur çünkü;

 

liderlik

 

Diğer tarafta ise, girişimciliğin tüm gerekliliklerinin sonradan kazanılabileceği ve bu düşünce biçiminin farklı karakterdeki kişilere öğretilebilen bir yol haritası olduğuna dair bir görüş mevcut. Hayatta hiçbir başarı ya da kazanımın “genetik” olarak gelmeyeceği fikri gibi, girişimciliğin de, zaman içerisinde öğrenilen, geliştirilebilen ve çalışılarak yol kat edilebilen bir eylem olduğu görüşü, daha çok kişilerin doğru işi seçmeleri gerekliliğine odaklanıyor. İlgi alanlarına yönelik çalışma gösteren bireyler, ister istemez ilgi duydukları alanla ilgili daha yapıcı ve geniş düşünüyor. Çünkü yaptıkları işten keyif alıyor, bu da onları daha yeni ve yaratıcı fikirlere taşıyor. Diğer yandan, bu fikirlerin ölçülüp tartılarak ele alınması ve en önemlisi doğru soruların sorulması gerekliliği doğuyor. Yani tıpkı ilk seçenekte olduğu gibi, kaynaklardan önce düşünce sistemi ve yaratıcılık ön plana çıkıyor. Bu iki özelliğin her iki cevap için de temel taşlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. “Girişimci olunur” görüşünün bir diğer kanıtı olarak da kişilerin yetiştiği ortam gösteriliyor. Ailesinde ticaretle uğraşan bir rol modeline sahip olmak, daha önce girişimciliğe yönelik eğitim almış olmanız sizi girişimci olma yolunda bir adım öne taşıyor. Özellikle risk alma ve pes etmeme gibi belirgin girişimcilik özellikleri, daha çok öğrenilebilir ya da gözlemlenebilir özellikler olarak karşımıza çıkıyor.

 

Sonuç olarak;

 

girisimcilik

 

Siz hangi görüşü ele alırsanız alın, girişimciliğin inişli ve çıkışlı dünyasına giriş yapabilmek için temel anahtarınız cesaret olacak. Fikrinizi geliştirmek, onu doğru şekilde sunmak ve gelişimine katkıda bulunmak için çokça çalışmanız ve asla pes etmemeniz gerçeği de her zaman aklınızın bir köşesinde olmalı…

 

YORUM YAP