filolarda-kaza-maliyetleri

Filo Yönetiminde Kaza Maliyetleri

Filo Yönetimi
Garenta Pro 6 Dakikalık Okuma

Trafik kazaları ve sürüş güvenliği filo yönetiminde en önemli noktalardan biri. Özellikle filo sürücüleriniz düzenli olarak seyahat ediyor ve bu seyahatleri şehir dışındaki noktalarda sürdürüyorsa; kazaları önleyici adımları atmak ve olası bir kaza sonrası oluşabilecek maliyetleri önceden hesaplamak, sonraki süreci hızlı ve etkin bir şekilde yönetebilmenize yardımcı olur. Kaza maliyetlerinizle tanışmaya hazırsanız başlayalım.

 

Rakamlarla Trafik Kazaları

 

 

Geçtiğimiz yılın trafik kazalarının rakamlarına baktığımızda, tablonun pek de iç açıcı olmadığını görüyoruz. 2016 yılının tamamında gerçekleşen trafik kazası sayısı 1 milyon 182 bin 491’a ulaşmış ve bu kazaların 997 bin 363 adedi maddi hasarlı, 185 bin 128 adedi ise ölümlü-yaralanmalı olarak gerçekleşmiş. Ölümle sonuçlanan kazalarda en yüksek ölüm oranı ise %43,5 ile sürücülere ait. Trafik kazasına neden olan toplam 213 bin 149 kusura bakıldığındaysa kusurların %89,6’sının yine sürücülere ait olduğunu görüyoruz. Bu da demek oluyor ki sürücü alışkanlık ve davranışları değişmedikçe, trafik kazaları ve onların getireceği, kimi zaman onarılamayacak sonuçlar da pek değişmeyecek. 2016 yılı boyunca gerçekleşen kazalar ağırlıklı olarak Temmuz ayında yaşanmış, en az kazanın gerçekleştiği ay ise Ocak olarak belirtilmiş. İş seyahatlerinizi planlamak adına bu aylara dikkat ederek planlama yapmanız, kazaları önleme hedefinizde size yardımcı olabilir.

 

Kasko ve Sigortalar

 

 

Trafik kazası dendiğinde akla ilk kasko ve sigorta gelir. Uzun dönem araç kiralama yöntemini kullanarak, daha pratik ve ekonomik bir iş yaşamı tercih eden çoğunluğa dahil olmanız sebebiyle herhangi bir kaza yaşamanız halinde, diğer işverenlere oranla telaşlanacak ya da düşünecek çok daha az şeyiniz olacak.

 

Burada kısaca kasko ve zorunlu trafik sigortasından bahsetmemiz gerekli elbette. Herhangi bir kazaya karışmanız halinde, karşı tarafta yol açtığınız maliyetleri karşılamak üzere hazırlanmış ve devlet tarafından zorunlu tutulan trafik sigortası; bir araç sahibi olduğunuz ya da araç kiraladığınız andan itibaren sahip olmanız gereken sigortalardan biri. Kasko ise trafik sigortasından farklı olarak istek dahilinde yaptırılan ve aracınızla ilgili oluşan maliyetleri kapsayan bir güvence. Kaskolar, araç tip ve modellerine göre değişmelerinin yanı sıra, aracın daha önce kazaya karışıp karışmaması, araç sahibinin oturduğu semt vb. farklı birçok kritere bağlı olarak sigorta uzmanları tarafından hazırlanıyor. Kaskoya bağlı ödemeler ve sigortaların kapsamı da değişkenlik gösterebiliyor. Ancak her sigorta için de, ne kadar ödeme yapacağınızı öğrenebiliyor ve kaza halinde masraflarınızın ne kadarının güvence altında olduğunu öngörebiliyorsunuz. Kasko ve trafik sigortası ile ilgili detayları daha önceki yazımızda incelemiştik, göz atmak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. Uzun dönem araç kiralama yapan filo yöneticileri içinse her iki sigortayla ilgili kaygılanacak hiçbir nokta yok. Çünkü sizler araç kiralama işleminizi yaptıktan sonra bu tip ek ödemeleri de gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Yani aylık meblağınız dışında herhangi bir ödeme yapmanıza gerek kalmıyor.

Kazanın İş Verene Maliyeti

 

Gelelim araç dışında maliyetlere. Herhangi bir kaza gerçekleştiğinde, elbette ki araçların yanı sıra yolcular ya da sürücüler de zarar görebiliyor. Bu adımda, işveren için doğabilecek kaza maliyetleri ikiye ayrılıyor: Görünen maliyet ve gizli maliyet. Görünen maliyetler; kazadan doğabilecek tedavi masrafları, kazada yaralanan çalışanın iki günlük istirahat ücreti, kazaya bağlı ödenecek tazminatlar gibi daha çok çalışan odaklı maliyetlerdir. Tabii bir de buz dağının ardında yer alan, görünmeyen maliyetler mevcut. Bu maliyetler, kaza sonrası can kaybı ya da uzun süreli iş görememe durumlarında ortaya çıkıyor. İlk olarak, gerçekleşen kazanın büyüklüğüne bağlı olarak kazanın araştırılması süreci işverene ek bir maliyet olarak yansıyabilir. Çalışanın vefatı ya da uzun süreli iş görememesi durumlarında, yerine alınacak yeni bir kişinin yaratacağı ek masraflar, bu kişinin işi öğrenme süresi ve mesaileri de iş verene ek maliyet yaratabilir. Çalışanın yaşadığı olumsuz deneyim yalnızca onu değil; iş ortamını ve çalışma arkadaşlarını da etkiler. Bu anlamda çalışanlardan verim düşüklüğü ve zaman kaybı gibi negatif dönüşler doğabilir, uzun vadede bu durumlar da işverene mali anlamda yansıyabilir. Yani işletmenin mali kayıplarına ek olarak, prestij kaybı yaşaması ve verimin düşmesi sonucunda yine uzun süreli bir maliyet oluşabilir. Görünen maliyetler kaza maliyetlerinin %20-30’unu oluştururken, görünmeyen maliyetler %70-80 oranında seyreder. Bu nedenle görünmeyen maliyetler ciddiyetle ele alınmalı ve kontrol altında tutulmalıdır. Görünmeyen maliyetleri önceden hesaplamak mümkün olmamakla birlikte işverenler kazayı önleyici çalışmalara ağırlık vermelidir.

 

 

YORUM YAP