araba-kullanirken-sinirlenmek

Önce Filo Güvenliği: Trafikte Öfke Kontrolü İçin İpuçları

Filo Yönetimi
Garenta Pro 8 Dakikalık Okuma

Farklı birçok isimle aşina olduğunuz bir terim: yol öfkesi, trafik tantrumu, trafik stresi… Nasıl söylenirse söylensin, aslında hem sürücüler hem de yolcular olarak bu durumu çoğunlukla benzer şekillerde deneyimliyoruz ve kendisine oldukça aşinayız. Bir yere yetişme stresiyle, özellikle de iş amaçlı kullanımlarda gelişen bu panik ve öfke, hem potansiyel hem de aktif kazalarda önemli bir role sahip. Söz konusu filo yönetimi olduğunda ise sıklıkla uzun yola çıkan şoförleriniz ışığında filonuzu direkt olarak etkileyebilecek bu negatif durum, sizden ya da şoförlerinizden bağımsız bir biçimde, farklı dış etkenlere paralel olarak gelişebilir. Bu nedenle, trafikte öfke kontrolüyle ilgili sürücülerinizi bilgilendirirken yalnızca onlardan kaynaklı krizlerin değil, onlardan bağımsız gelişen durumlarda sakin kalabilmelerine yardımcı olacak ip uçlarını onlarla paylaşmanız gerekebilir. İlk olarak öfke nöbetlerini tetikleyen durumları inceleyelim ve sonrasında bu gibi durumlarla nasıl başa çıkabileceğini öğrenelim.

 

 

Öfke Kontrolüne Hangi Durumlarda İhtiyaç Duyulur?

 

Öfke kontrolünü sağlayabilmek için ‘öfke’ olarak tanımlanan durumları net bir şekilde anlamak gerekir. Öfke duygusu; “engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan kişiye ya da şeye yönelik saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen yoğun duygusal tepki” olarak tanımlanır. Diğer yandan, bu şiddetli duygu hepimizin genlerinde yıllar boyu aktarılan ve kaçma dürtüsünün karşıtı olarak geliştirildiğimiz bir hayatta kalma dürtüsünden farklı bir şey olmadığını da biliyoruz. Duygu, düşünce, davranış ve iletişim olmak üzere 4 farklı boyutta hayat bulan öfke; çoğunlukla spontane şekilde ortaya çıkar ve öfkenin dışavurumu kişiden kişiye farklılık gösterir. Öfkelendiğimiz şeyler ortaklık gösterebileceği gibi, bir gün öfkelendiğimiz bir şeye diğer gün öfkelenmeyebiliriz. Bu noktada da öfkenin altında yatan temel sebepler önem kazanır: Utanma, haksızlığa uğrama, korkular, stres, reddedilme, aşağılanma vb. Öfkenin var olması kadar gelişme şekli ve özellikle dışa vurum şekli onun ‘iyi’ mi yoksa ‘kötü’ bir öfke mi olduğunu belirler. Trafikte sıklıkla kendini hissettirecek ‘kötü’ öfkeyi ‘iyi’ öfkeye dönüştürmek ise tamamen bizlerin elinde.

 

 

Kötü Sürücü Yoktur Riskli Sürücü Vardır

 

Kötü öfkenin belirdiği durumlar, kişinin bu öfkeyi gizleyemediği ya da gizleme taraftarı olmadığı durumlardır. Trafikte öfke sıklıkla aşağıdaki şekilde kendini gösterir:

 

  • Riskli biçimde araç sollama
  • Kornaya sürekli basma
  • Israrla uzunları açma ve sürücülerin görüşünü bozma
  • Hareket halindeyken öndeki araca fazla yaklaşma
  • Diğer araçlara doğru bağırıp çağırma, tehditkâr el-kol hareketleri yapma
  • Bir aracın peşine düşüp kovalama
  • Aracı şerit içerisinde sıkıştırma ya da hareket etmesi için zorlama.

 

Sıklıkla ‘riskli şoförler’ özelinde gözlemlenen bu hareketler, hem sürücünün kendi sürüş kalitesini hem de trafikteki diğer araçları tehlikeye atar. Riskli sürücülerin çoğunlukla eğitim eksikliğinden kaynaklı davranış bozukluğu gösterdikleri düşünülse de, kişinin günlük ruh hali ve araç sürerken maruz kaldığı tüm dış etkenler onu kötü öfkeye yönlendirebilir. Riskli olmayan sürücüler ise tüm bu etkenlere rağmen sakin kalabilen ve önceliğini güvenlik olarak belirleyen sürücülerdir.

 

Riskli sürücü, en basit anlamda kazaya yatkın sürücü demektir. Bunun için, kuralları hiçe saymanın yanı sıra, duygusal anlamda zayıf olma ve trafikte kazaya karışmaya ya da sebep olmaya yatkınlık gibi özellikler bu tip sürücülerde sıkça gözlenir.  Riskli sürücülerin ana karakterini oluşturan 3 nokta; yarışma halinde olma, sürekli tetikte olma ve hırslı hareket etme olarak belirlenir. 5 faktör kişilik testi ile yapılan kazaları analiz etmek üzere yapılan bir çalışmada; görevine bağlı, çalışkan ve dürüst çalışanların daha az kaza yaptıkları saptanırken; açıklık, uzlaşılabilirlik, dışa dönüklük, nevrotiklik gibi kavramların  bu kazalarla herhangi bir ilişkisi bulunmamıştır.

 

Türkiye’ye baktığımızda ise bizleri yakın bir tablo karşılıyor. İzmir,İstanbul ve Ankara özelinde 689 sürücü ile gerçekleştirilen bir çalışmada, sürücülerde saptanan ortak özellikler; kural ihlali ve hata, dikkatsizlik ve kontrolsüzlük, stres ve gerginlik,  benlik imajı, kendine güven olarak rapora yansıtılmış. Tüm bu bilgileri neden sizinle paylaştık? Yaygın olan sürücü profillerini anlamak ve sürücülerinizi iyi yönde motive etmek adına bu bilgiler sizin için oldukça yararlı olabilir. Çalışanlarınızın mesai süreleri, çalışma şartları ve onlara sağladığınız imkanlar, onların kötü bir sürücü olup olmayacaklarına direkt olarak etki edebilirken onları bu yerleşik sürücü tipleriyle ilgili bilgilendirerek, trafikte öfke kontrollerini sağlayabilir ve hem filonuzu hem de çalışanlarınızı koruyabilirsiniz. Gelin, sürücülerinizin ihtiyaç duyabileceği birkaç ipucuna da hızlıca göz atalım.

 

 

Trafikte Öfke Kontrolü İçin İpuçları

 

Sakinleşme Payı Bırakın

 

Öfkenin oluşması kadar, yayılmasını ya da gücünün artmasını engellemek de büyük bir önem taşıyor. Bu nedenle, öfkelenmeye başlanıldığı andan itibaren, kişinin kendini sakinleştirecek adımlar atması gerekiyor. Derin nefes almak ya da yapılabiliyorsa aracı uygun bir noktaya çekerek öfkenin geçmesini beklemek bu anlamda iyi birer çözüm olabilir.


Her Şartta Kurallara Uyun

 

Evet basit ancak etkili bir madde. Dönmeden önce sinyal vermek, kornaya gereksiz basmamak gibi temel kurallar kişiyi öfkelendirecek durumlardan alıkoyabilir. Direksiyon başında sakin kalmak, sinirlenilse dahi, karşı tarafı tahrik etmemek adına bedensel olarak bu öfkeyi göstermemek de yine öfke nöbetine yakalanmamak ya da karşı tarafı bu durumdan alıkoymak için iyi bir yöntem olabilir.

 

En Büyük Anahtar: Sağduyulu Olun

 

Trafikte seyahat eden binlerce araçtan yalnızca biri olmanın, sizi diğer sürücülerle ilgili empati kurmaya yönelik motive etmesine izin verin.

 

Temkinli Davranın

 

Herhangi bir sebeple gergin ya da üzgün hisseden sürücülerin trafiğe çıkmamaları öneriliyor. Yolculuğa çıkmadan önce, gecikmelerin hesaba katılarak seyahat planlamasının yapılması da, sürücüyü stres ve öfkeli ruh halinden uzakta tutacak önlemler arasında.


Öfkesiyle baş edemeyen sürücüler mutlaka profesyonel bir destek almaktan çekinmemeli.

 

Eğer tüm çabalarına rağmen öfke hissi onarılamayacak problemlere yol açıyor ve sağlığınızı tehdit edecek bir noktaya ulaşıyorsa; hem iş verenlerin hem de sağlık profesyonellerinin katkısıyla bu problemi aşmanız mümkün.

 

YORUM YAP