En Başarılı Girişimciler: Harland Sanders

KOBİ Lobi
Garenta Pro 4 Dakikalık Okuma

Kaynak

 

Hayallerinize ulaşma yolunda kaç kere reddedilmeyi, kaç zorlukla başa çıkmayı göze alabilirsiniz? Tam 1008 kere reddedilseydiniz ne düşünürdünüz? KFC logosundan bize gülümseyen Harland Sanders’ın hikayesi, girişimciliğin parlak bir fikir bulmaktan ibaret olmadığını, cesaret ve kendine güvenden beslendiğini kanıtlıyor.

 

Harland Sanders’in Zorlu Çocukluk Yılları

 

Kaynak

 

Colonel Harland David Sanders, 9 Eylül 1890’da ABD’nin Indiana eyaletinde dünyaya geldi. 5 yaşında babasını kaybeden Sanders, annesinin işe girmesi ile kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldı. Küçük yaşta yemek yapmaya başlayan Sanders, gelecekteki mesleğinin temellerini attığından habersizdi. Bir süre sonra annesi yeniden evlendi. Üvey babasının şiddetine maruz kaldığı için evden kaçtı ve yaşını büyülterek 15 yaşında ABD Ordusu’na katıldı.

 

Gençlik Yılları: Bir Nevi Kendini Arayış

 

Kaynak

 

18 yaşında ordudan ayrılan Sanders, Josephine King ile evlendi. 22 yaşına kadar trenlerde kondüktörlük yaptı. İşsiz kaldığında ise karısı, çocuklarını da alarak onu terk etti. Gençlik yılları kaptanlık, sigortacılık, çiftçilik gibi farklı işlerde çalışarak geçen Sanders, bir dönem hukuk eğitimi aldı fakat yine başarılı olamadı. 40’lı yaşlara geldiğinde umutsuzluğa kapılarak intihar etmeyi bile düşündü.

 

Adım Adım Büyük Bir Başarıya

 

Kaynak

 

Yemek yapma konusundaki yeteneğini hatırlayarak kendi potansiyelini kullanma isteği, hayatında bir dönüm noktası oldu. Tennessee eyalet sınırında; bir benzin istasyonu, motel ve kafe satın aldı. Zaman içinde lezzetli yemeklerinin ünü tüm eyaleti sardı. Özellikle özel soslu tavukları, Amerikalıların büyük beğenisini topladı. Kentucty valisi ona, eyalet mutfağına yaptığı katkılardan dolayı “Kentucky Albayı” unvanını verdi.

Bu unvanı layığıyla taşımak isteyen albay, görünümüne büyük özen gösterip beyaz takım elbisesi ve siyah papyonu olmadan dışarı çıkmazdı. Öyle ki yarattığı şık stil; zaman içinde onunla bütünleşecek, tüm dünyanın tanıdığı bir ikon haline gelecekti.

 

Klişenin Ötesinde: Asla Pes Etme

 

 

Filmlerde, kitaplarda ya da sosyal medyada… Sıkça duyduğumuz “asla pes etme” sözü onun hayatında bir klişeden çok daha fazlasıydı. Önce moteli yanarak kül oldu. Birkaç ay sonra yeniden inşa etse de ulusal bir otoban yapılması, müşteri sayısının hızla azalmasına sebep oldu. Sanders, biriken borçlarını ödeyebilmek için 66 yaşındayken her şeyini sattı ve sıfırdan başlamak zorunda kaldı. 105 dolarlık emekli maaşıyla kalakalmıştı.

 

Samuel Beckett sanki “Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil. Daha iyi yenil.” sözünü, sır gibi sakladığı tavuk tarifini satmak için kapı kapı dolaşan Sanders için söylemişti.  Bir efsaneye göre yaşlı adam 1008. restorandan geri çevrildikten sonra bir restoran ile anlaşmaya vardı ve sattığı her tavuk için 5 sent komisyon almaya başladı. Bu lezzetli tarif kısa zamanda çok sevildi ve satışlar büyük bir hızla arttı. 1960’lara gelindiğinde Harland Sanders, ABD’nin dört bir yanındaki yüzlerce restorana bayilik vermişti. Sanders, şöhreti tüm dünyaya yayılan Kentucky Fried Chicken’ı, 2 milyon dolar karşılığı John Brown Jr.’ye sattı. Markanın resmi yüzü olarak kalması karşılığında her yıl 250.000 dolar aldı. Hayatının geri kalanını bolluk içinde geçiren “albay”, 90 yaşında hayata gözlerini kapadı. Arkasında ise 115 ülkede 19.000’den fazla noktada hizmet veren, dünyanın en büyük fastfood zincirlerinden biri olan KFC’nin yanı sıra bu ilham verici hikayeyi bıraktı.

YORUM YAP