start-up-girisimcilik

Avrupa’nın En Popüler Start-Up Merkezi Polonya

KOBİ Lobi
Garenta Pro 5 Dakikalık Okuma

Girişimcilik tüm dünyada yeni şehirlerin canlanmasına ve yepyeni iş olanaklarının hayata geçmesine olanak sağlıyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Hollanda’da sıklıkla hayata geçen girişimcilik projeleri; bu ülkeleri, üretim frekansı ve kaynakları anlamında birer ‘power hub’ (güç merkezi) haline getiriyor. Yepyeni girişimcilik projeleri için ihtiyaç duydukları kaynakları, melek yatırımcılar ve diğer alternatif kaynaklar vasıtası ile hayata geçiren girişimciler, aynı zamanda girişimlerini ayakta tutacak çalışanları bulabilecekleri ya da diğer girişimcilerle ortaklık gerçekleştirerek kendilerini geliştirebilecekleri bir atmosfer de yaratabiliyorlar. Ancak son dönemde hem fırsatları hem de yarattığı kaynaklar nedeniyle birçok girişimcinin hayallerini süsleyen yepyeni bir güç merkezi, Avrupa dolaylarında çokça konuşulmaya başlandı bile! Bu yeni güç merkezini tanımak ve burada neler yapabileceğinize dair ipuçlarını sizlerle paylaşmak üzere hemen yola koyulalım.

 

 

Girişimcilik ve Start-Up Ekosistemi

 

İlk olarak ABD’de filizlenen ve sonraki süreçte hızla birçok ülkeye yayılarak dünya ekonomisinde büyük bir fark yaratmayı başaran start-up projeleri, diğer adıyla girişimcilik projeleri, artık günümüzde popüler hale gelen ve hem otoriteler hem de tüketiciler tarafından kabul edilen bir iş modeli. Start-up ya da girişim, en temel şekliyle “sıfır noktasından işe başlayan bir şirket için kullanılan terim, başlangıç” olarak tanımlıyor. Hızlı büyümeyi bir zorunluluk olarak kabul eden ve yapısı buna müsait, teknolojiyi ana kaynaklarından biri olarak kabul eden, çoğunlukla geniş kitleye (mass) hitap eden, sunduğu hizmet ya da ürünü tüketicisine ulaştıran ve sürekliliğe müsait projeleri hayata geçiren bu iş modeli, tüm diğer iş modelleri gibi kendi habitatına ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle yeni projelerin hayat bulmasıyla birlikte yeni start-up merkezlerine olan ihtiyaç da giderek artıyor.

 

Yerelden çok globale hizmet eden girişimcilik projeleri, bu anlamda ihtiyaç duyduğu kaynak ve kitleyi sağladığı sürece dünyanın herhangi bir noktasında hayat bulabiliyor. Diğer yandan mevcut alt yapının oluşturulduğu, fikir alışverişinin yapılabildiği ve dinamiklerin anlaşılır olduğu bir girişimcilik atmosferi, birçok taze girişimci için daha güvenilir ve motive edici bir başlangıç noktası olarak kabul ediliyor. Teknoloji, ulaşım, yatırımcı ve eğitim seviyesi anlamında yüksek seviyelere erişebilen şehirlerin, girişimcilik için de daha uygun bir atmosfer yarattığı kaçınılmaz bir gerçek. Bu anlamda, son dönemin en dikkat çekici girişimcilik habitatlarından biri haline gelen Polonya’yı kısa bir ziyaret vaktidir diyor ve rotamızı, başkenti Varşova’nın ‘Yeni Berlin’ olarak adlandırıldığı ‘Polonya’ya çeviriyoruz.

 

 

Yeni Güç Merkezi: Polonya

 

Polonya, artık yalnızca Avrupa için değil tüm dünya için önemli start-up merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, genç nüfusun yüksek olması ve Cisco, IBM, Motorola ve Google birçok büyük şirketin ofisinin burada yer almasıdır. IT (bilgi teknolojisi) özelinde yükselişe geçen girişimcilik atmosferi, artık yalnızca bu alan ile sınırlı kalmıyor. Kuzeyden güneye, batıdan doğuya, tüm Polonya’da gerçekleştirilen uluslararası etkinlikler, bu genç habitatın yayılmasını ve güçlenmesini sağlıyor.

 

Startup ekosistemi açısından son dönemlerde en fazla göze çarpan ve Krakow’da gerçekleştirilen Bitspiration Festivali bunun en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilebilir. Diğer yandan Google’ın en iddialı kampüsünün de yine Krakow’da yükseldiğini unutmamak gerekiyor. Büyük yazılım şirketleri Warclow’da toplanırken pazarlama ya da finans ekipleri Varşova ve Krakow’da konumlanıyor. Böylece Polonya her geçen gün genişleyen ve güçlenen bir girişimcilik merkezi olmayı garantiliyor. Bu durumu destekleyen bazı başarı hikayelerinden bahsetmek gerekirs…

 

CD Project Red ekibinin yaptığı, 1.3 milyon kişi tarafından ortalama 28 saat oynanan The Witcher serisi ya da dünyanın en büyük eğitim ağı olarak kabul edilen Brainly ya da Samba TV tarafından 1 milyon euro bedelle satın alın Filmaster, hem ilham verici hem de motivasyon sağlayan başarılı örnekler olarak masaya yatırılabilir. E-ticaret, moda, yemek ve IT sektörlerinde iddiasını sürdüren bu coşkulu habitatta, girişimciler kısa vadeli hedefleri için Avrupa ülkelerinden gelen yatırımları kabul ederken daha uzun vadeli hedefleri için daha büyük maliyetlere sahip ABD kökenli  yatırımları takip ediyor. Start up geleneğinin tüm ülkeyi kasıp kavurmasının ardından artık Polonya’nın hangi şehrinde olduğunuz fark etmeksizin, hayallerinize bir adım daha yaklaşmanız mümkün. Tabii sıkı çalışmak ve dikkatli olmak kaydıyla.

 

YORUM YAP